13 Mart 2012 Salı
29 Şubat 2012 Çarşamba
11 Ocak 2012 Çarşamba
try me.




Oyuncakçıları çok sevmemin bi sebebi de bazı oyuncakların üzerindeki try me buttonları. En çok kasiyer oyuncaklarını seviyorum mesela. Onların ambalajlarının üzeri tamamen acık oluyo genelde, bütün tuşlarını deneyebiliyosun. Ama esas heycanlı olan sadece cok küçük bir kısmı kesik olan ve try me buttonuna ulaşmak için parmağından bile vazgeçebilecegin bebekler. O challenge'ı atlatıp buttona bastığında nasıl bi tepkiyle karşılaşıcağını kestiremiyo olman ise apayrı bi haz. Gördüğüm bütün albenili büyük oyuncakçılara giriyorum ve hepsini deniyorum, nolucak ki, onun için onlar. Pilleri bitenleri de yetkili abilere şikayet ediyorum.
Şimdi bakıyorum da etrafımızda da bir sürü "try me" diye dolaşan insanlar var. Hatta bi kısım "try me" diyo bi kısım da "ben şunu bi deneyeyim" ya da "let me try this" haha, ah şu yabancı dil.
Mesela moralin bozuk, "anlatsana. bi dene bi anlat bana" diyo. Mesela çok mutlusun, "beni bi dene, paylaş benimle" diyo. Ya da çok genel olarak "beni bi dene" deme şekli var. "Beni bi dene, bi izin ver bana, şans ver" gibisinden. Bazen ısrarcılar bazen değiller, çok da farketmez aslında, sonuç tamamen sana bağlı. İster denersin, denemezsen üzülmezsin.
Bunun diğer türlüsü kötü. Benim oyuncakçılarda yaptığım gibi küçük kesikten ısrarla parmak sokmaya çalışıp denemek istemek. Bilmiyosun ya ne çıkıcak, hoşuna gidiyo belirsizlik, bi de çok küçük ya o kesik devamı çok gizemli ya, ilgini daha çok çekiyo. Bi basıyım bakayım diyosun. Hadi diyelim bastın. Bazısı çok hoşuna gidebilir, bazısı hoşuna gitmeyebilir ama tekrar bastığında susar, bazısı ise hoşuna gitmediği halde söyliycekleri bitene kadar susmaz, susturamazsın, nasıl oyuncakçıda sesi çok yüksekse bi utanırsın ya bastığından, bi etrafa bakış atarsın kimse var mı diye, önce sağa sonra sola sonra tekrar sağa sonra kimse yoksa yavaş yavaş uzaklaşırsın. Bu da öyle.
Halbuki herkes o üzeri tamamen açık kasalar gibi olsa. Her şeyini görebileceğimizi bildiğimiz için gerilmesek, ucuz oyunlara girmesek. Baksak çıksak. Parmağımız acımasa, utandırmasa, üzmese, düşündürmese. Güzel olmaz mıydı. Altı üstü oyun oynamıyo muyuz ki. Keyif almaya çalışmıyo muyuz hayattan. Niye her şeyi zorlaştırıyoruz.
Sıkıldım ben. Oyuncakçıya gidiyorum.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)