Bi süredir devam eden "sabah kalkar kalkmaz ve dışarı çıkmadan hemen önce 90lar türkçe pop" ritüelimiz kendi aramızda o zamanları hatırlama ve basımızdan gecenleri anlatma olayına dönüştü. Ve farkettim ki çoğumuz aynı şeyleri yaşamışız.O, okul kapanır kapanmaz Çeşmeye taşınıp 3 ay İzmir'e dönmedigimiz müthiş yıllardaki değişimi hepimiz aynı yollardan gecerek anlamışız. Benim en çok aklımda kalan, haftanın 3 günü annelerimizin bizi ayayorgi koyundaki paparazzi'ye götürdüğü "Yiyin çocuklar. İç kızım ne istiyosan iç. Ay hadi midye de yiyelim. Akşam üzeri gitmeden darı da yeriz. Tamam hadi siz deniz bisikletine binin." cümleleriyle koca bir günü mutluluk ve bolluk içersinde oranın kralı bizmişiz gibi geçirdigimiz günler. Saat 6 gibi de siteye dönülür havuz kenarında keyif devam ettirilirdi.
Sonra bi şey oldu. Tabi ben o zaman bilmiyorum ne oldugunu. Kriz mi neymiş. Neyse. Bi baktım haftada 1 gitmeye başladık biz o plajlara. Bi baktım yeni bi şey alınmış, buzluk çantası. İçine 6 tane kola koyabiliyosun ve soguk tutuyor. Tam olarak nerde işimize yarayacagını anlayamamıştım. Ta ki onunla Paparazzi'ye gidene kadar. Bi baktım evde tıka basa yedirilip gidiyoruz. Kola içmek için arabaya dönüyoruz falan. Dedim noluyo ya? Noluyooo? Böyleymiş artık, dışarda para harcanmazmış çok. O an anladım ki bi şeyler değişiyor.
Şimdi o Paparazzi'de başka bi uygulama var (yıllardır). El mahkum bi miktar para verip giriyorsun, onu orada harcıyosun. "İlla bizde yiceksiniz" gibi bi tutum da diyebiliriz. "Acaba bizim yüzümüzden mi? Acaba..." diye düşünmeden edemiyorum...
Her denediğimi aldığımız Berk bebenin önünden değil de karşı kaldırımından yürümeye başladıgımızda da bi şeyleri farketmiştim de giysiye düşkünlüğüm olmadıgından bende cok bi etki bırakmamıştı. Ama o Çeşmedeki değişim... Olacak iş değil. Neyse ki hepimiz yaşamışız.
*bi de; o buzluk çantaları duruyo hala.
**bi de; bunları yazdım diye sanılmasın ki hala kendi içecegimle gidiyorum. ama evet içip gidiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder