Defile Koreografisi ve Organizasyonu demek uzun uzun mankenlere giysileri giydirip bi podyumun üzerinde yürütmek demek değilmiş. Kıyafetleri seçermişsin, sıralarmışsın, sonra mankenleri seçermişsin, boy sırasına sokarmışsın ve numaralandırırmışsın. Fakat listede yaptığın bu mükemmel düzen asla işlemezmiş çünkü her manken her verdiğin giysiye sığmazmış. Bu gibi durumlarda çakallık yapıp mankenlerin yerini değiştiremezmişsin çünkü o zaman yeri değişen mankenimizin 2. kıyafeti giymesi için yeterli süre kalmazmış. "O halde kıyafetlerin yerini değiştirelim" de diyemezmişsin çünkü onları renk,kumaş ve modellerini baz alarak sıralamıştın.
Çok güzel müzikler seçermişsin ama kısa gelirlermiş, ya daha baska müzikler eklermişsin ya da şarkıyı uzatırmışsın.
Soyunma odanı, kulisini, bilgisayar sınıfının yanına kurarsan temizlikçi beyler girer çıkarken göz ucuyla bakarmış mankenlerine.
Kafana göre çok güzel podyum ve sahne tasarlarmışsın para bulamazmışsın, tasarımı sadeleştirir değiştirirmişsin, asla kafandaki gibi olmazmış. E artık olana razı gelirmişsin çünkü çok vaktin yokmuş.
Her grup birbirinin mankenini kullanırmış, manken trafiği karışır yetiştiremezmişsin.
"Hazırlık aşaması videosunu ben okulda editleyebilirim" dersen, olay tamamen üzerine kalırmış. Okul bilgisayarı kaldırmazmış ama kimse "Tamam o zaman iptal edelim" demezmiş, evine alırmışsın evdeki bilgisayarın da kaldırmazmış, gene kimse "Olsun canım iptal edelim" demezmiş, sabah gelir okulun başka bilgisayarında çalışırmışsın o da bozulurmuş ama gene inatla kimse "Olmucağı varmış iptal edelim artık" demezmiş, seni diğer binaya yollarlarmış çünkü sen bu işe baş koydun bi kere, o bilgisayarları da işlem sırasında sormadan kapatırlarmış bu sefer gene kimse "İptal ediyoruz artık" demediği gibi bir de "Hangisine elini atsan bozuluyor sende bir şey var heralde" gibi garip bi cümleyle karşılaşırmışsın. Saatlerini bu başarısızlığa harcadığın yetmezmiş gibi son anda yaptığın powerpoint'e kimse kafasını cevirip bakmazmış bile.
Dönem boyu arkası dönük konuşan insanlar sıkıştıklarında size gelip "Ya nolur yardım edin giydirmeye bizim yetişmiycek" derlermiş ama çok ta iyi bi insan olmadığın için kafanı çevirir kanepelere yönelirmişsin, nasılsa senin defilen çoktan bitmiştir.
Mankenlerden bazıları son anda "Ama bu elbise çok kısa, giyemeeeeem" tribine bağlarlarmış, diz çöküp onlara laf anlatmaya çalışırmışsın. Okul öğrencisi olan mankenler dışarıdan gelenlerden çok daha güzel olurlarmış, hem fiziksel hem de insanlık açısından. Çok uzağa bakmamak lazımmış, bizim okulda baya cevherler varmış.
Sabah 10'dan akşam 7'ye kadar aç kalırmışsın, verilen ikramlar ve şaraplar 5para etmez olurmuş, bir kere bile oturmazmışsın artık başın dönermiş, yatağa yattığında uyumaz direk bayılırmışsın ama bu hep böyleymiş. Böyleymiş yani bu iş.
Ben bunları öğrendim bu sikko dersten. Ha bi de bir şey daha öğrendim; asla koreograf olmayacağım. İkinci dönem başka bir sikko seçmeli derste görüşmek üzere. Saygılar.
*Bi de; hazırlık aşamasından bir kaç fotoğraf paylaşayım bari, videoyu elime geçince koyucam.

4 yorum:
harika! nolursa olsun benim gözümde arkadaşımın hazırladığı bir defile sonuçta, ben simdiden begendim. hem yokluk mokluk, vintage dersiniz olur biter, haha :)
videoyu heyecanla bekliyorum.
defileyi izleyen olmakla ilgili bir blog yazıcam hemen.
haftaya alıcam videoyu, buraya koymasam bile sana yolluycam pelin, hakikaten biraz da hocalara oynamak için mi hoşumuza gittigi için mi, neden bilmiyorum ama onların döneminin şarkılarını kullandık. :)
ayşe yazsana izleyici gözünden nasılmış ne anlaşılmış "popo, meme, surat ve selülit" dışında. :)
bu defile unutulmaz ayrıca bu stres de bi daha yaşanmaz..kendi defilemizde napıcazz?o günler gelicek mi ki:)
Yorum Gönder