Tatiller benim için son 4 yıldır "gelen-giden" demek. Bir yerlerden birileri geliyo sonra gidiyo baskası geliyo yok göremiosun o sırada bi baska biri gelio öbürü gidiyo geliyo falan derken bi bakıyorum ben bi yere gidip gelmemişim. Hayır yani gidecegimden degil de, hani öyle bi sonuç da yok degil. Bu son 15 gün de baya bi selamlama ve uğurlamayla geçti. Uzun zamandır görmediklerim, arada bi gördüklerim, sürekli gördüklerim geldiler gittiler.
Sonra her zamanki gibi "gözden uzak gönülden ırak" muhabbetine aklım takıldı. (Yediğim her azara ve tribe rağmen hala bunu savunuyorum)
6 aydır ilk defa görcegimiz bi arkadasımızı karşılamaya giderken A.Y.'nin "çok heycanlıyım. yan apartmana saklanıp süpriz mi yapsak? of içim içime sığmıyor" cümlelerine karşı arabadan bile inmeyip "of saçmalama ya 6 aydır görmüyosun yarım saat daha sarılmayıver, hem araba da ters yerde." demiş olabilirim evet. Sonra kendisi de gidip geleceği ve aynı tepkileri görmek isteyecegi için bu kadar abarttığını da söylemiş olabilirim evet. Ama bu demek değildir ki ben sevinmedim, heyecanlanmadım. bilakis heycanlandım (tabi ki arabadan indim de) hatta gözlerim doldu. Belki de o'nun o fazla hareketliliginden dolayı belli edemedim, o kadar çok cümleye, abartmaya kafam karıştı benim. Ayrıca gerçekten de 6 aydır görmedigim birine yarım saat daha sarılmasam ölmem, ama gittikten 2-3 hafta sonra aynı karşılaşma gerçekleşseydi eminim çok daha farklı olurdu, yani o zaman bile yan apartmana saklanmazdım o bütünüyle berbat bi fikir zaten de başka türlü şakalar komiklikler süprizler düşünülebilirdi çünkü muhtemelen o zaman daha çok özlüyo olurdum.
Yahoogroups, skype, msn, gtalk, facebook, twitter, friendfeed ve bilimum iletişim aracı ile ne kadar iletişimde kalabiliriz? Zaman olarak; epeyce ama ne kadar yani nasıl bi yakınlıkta kalabiliriz ki? Baya kalınıyomuş. Benim rekorum ortasondan bir arkadasım. En son işte 8. sınıfta görüştük, sonra mektuplaştık (ha mektup ve kargo faktörünü atlamışım), sonra msn, sonra dogumgunlerimizde kargoyla hediye yollamaya basladık (gecen sene onu da kesti sagolsun, ki 2gün var aramızda), facebook cıktı halimizi vaktimizi gördük, blog yazdı, sinsi sinsi okudum (ben de onu okumayı kestim gerci), radyoda program yapmaya basladı dinledim, bi 4 yıl önce istanbula gittigimde görüştük, sonra bi kere çeşmede görüştük, gene gittikçe geldikçe araşıyoruz, yani bu internet, "ay ben kapatcam ya facebook'umu, of twitter'ı da anlayamıyorum, aman canım mail mi kaldı, kim takıcak şimdi o garip mikrofonlu kulaklığı" diye her gün bok atılan araçlar aslında verimli kullanıldığı takdirde epeyce işe yarıyo. Ha tabi "ben interneti bilgi için kullanıyorum, sadece readerımı acarım işime bakarım. ayrıca tümdünyacebimdedirbenim paketim ile her yerdeki arkadaslarıma ceptelefonumdan arayarak ulaşırım" diyenlere eyvallah. Benim ki daha avea mobil öğrenci de. Olsun, 39 kontore 500 sms falan veriyolar, gerçi o yurtdışına geçerli değil. Gene de fena değil ya memnunum.
Neyse işte; galiba benim için ilk 1 ay sancılı, 1 aydan sonra her derdimi o kadar uzağa anlatmasam da olur. Tabi bu skype kullanımının sıklıgına da baglı gibi. Aradan aylar geçmeye başladığı an sanki özlemim, heyecanım bitiyo da yerine böyle bi rahatlık "aman nasılsa var" hissi geliyomuş gibi, zor geliyo gibi. Artık her gün degil de haftada 1 mail atsam da yetermiş gibi. Bence bu beni duygusuz bi insan yapmaz, önemli olan tekrar bir araya gelince nasıl olduğun, ha giden dönmüyorsa ona bi şey diyemem. Bi de gidip te dönememek dönüp te bulamamak var ama şuan yersiz.
Bi insanın "var" olduğunu bilmek güzel bi şey, istediğin zaman arayacağında ulaşabilecegini, konuşabilecegini bilmek güzel bi şey, sanırım o rahatlığı da veren bu. Ama zaten değer veriyosan doğrusu da bu. Yani, bu olmalı. Bence.
*Bi de; kafam karışmış.
**Bi de; anektodlar silsilesi.
3 yorum:
kestin?
nasıl yazıyodum da okuyodun
nasıl yazıyorum da okumuyosun şimdi?
yeniden taşındıysan bi adres güncellemesi yapalım da martta bi belirli gün kutlaması dolayısıyla bi exchange yapalım hediye.
önce ben yollıycam ama.
hatta bi kolaj çalışması yapıcam, yeni odanda boşluk varsa doldursun!
şurda binlerce insan okudu madem ilişkimizi, devamı gelsin alışkanlıklarımızın. cık cıkcıck
apartmanın arkasına saklanmak iyi bir fikir olmayabilir, evet.
ama abartma ne ya?! ben hislerimi öyle ifade ediyorum çünkü çok coşkulu hissediyorum, bazen kendim bile yoruluyorum. benim gözden ırak gönülden ırak diye bir hissiyatım da yok. azize gelmeden önce uyku uyuyamadım.herkesin duygularının yoğunluğu, ifade şekli başka, göreceli, kişisel.
abartma demen için asıl hissettiğimi bilmen ve davranışımı ona göre fazla bulman gerek. kendi hislerinden referans alarak da bunu bilemezsin.
baya sinirlendim.
dilara, yok be, mart ne alaka :)
oooh ayşe, ben de nasibimi aldım mı :) oooh. vallaha rahatladım. ne kötü bi zamanlama yapmışım ya rabbim. ama dogru yani "abartma" yanlış bir kelime olmuş olabilir orda ama onun da sebebi benim dar kelime dagarcıgım.
Yorum Gönder