11 Ocak 2010 Pazartesi

tadilatta.

Arkadaşlarımız vasıtasıyla yeni ortamlara gireriz, hiç tanımadığımız insanlarla muhabbet etmeye, tanışmaya başlarız. Güncel konulardan, genelde de ortak olan insandan bahsedilir. Sonra bir an gelir ve pek de farkedilmeyen 7 saniyelik bi sessizlik olur. O an ortamdan biri hep bu anlara sakladığı bi hikayeyi, anektodu anlatmaya başlar. Herkesin böyle zamanlar için kenarda tuttuğu bi acil durum anısı vardır. O hikayeden ya bi ders çıkartılır üzerine konuşulur ya da o konudan sonra laf lafı açar ve sıkıntı giderilmiş olur.

Ben artık benimkini değiştirmek istiyorum. Çünkü benim yaşadığım bir şey bile değil. Hadi onu geçtim, tanıklık ettiğim ya da tanıdığım bir insanın anısı bile değil! Arkadaşımın arkadaşının yaşadığı, arkadaşımın da başka bir arkadaşından duyduğu bir şey bu. Ama bi hikaye her zaman mı işe yarar ya! Yaklaşık 4 yıldır aynısını kullanıyorum. Burada da paylaşıp buna bi son vermeye karar verdim. Olay şu;

"Ya esas, o değil de; bi gün bi arkadaşımın 2 arkadaşı Konak Pier'de sinemaya gidiyo tamam mı, kızlar bakıyolar böyle film afişlerine.. Sonra birinin telefonu çalıyo, açıyo işte, diyo ki; 'Kızım, çok ünlü bi fransız filmi gelmiş galiba, bütün salonlarda o oynuyoo tadil-atta diye bi şey'"

Yani tam olarak yanlış telaffuzu yazıyla nasıl verebilirim bilmiyorum ama araya - (tire) koyarsam bi de onu hızlıca okursak oluyor. İşte bu kızlarımızın yaşadığı saflık, bir kelimeyi yanlış okumaları, birden başka muhabbetlere gebe oluyor. Ya onların kişiliği üzerinden devam ediliyo ya da herkes başka yanlış telaffuzlardan bahsediyor.

Beni yaklaşık 4 yıldır zor anlarımda kurtardıkları için teşekkür ederim. Ama sanırım artık kendi anılarımla devam etmek istiyorum. Böyle bir dayanağım olmazsa eminim aklıma bir şeyler gelir. Ya da biraz kendimi geriye çeker ve o sıkıntılı ortamı dağıtmaya çalışan kişi olmaktan vazgeçerim. İzlerim böyle beklerim biraz da başkaları kendini ortaya atsın diye.

*bi de, biliyorum çok saçma ama çok oluyor bu olay.
**bi de, başka muhabbetlere gebe olmak.

6 yorum:

Unknown dedi ki...

itiraf ediyorum bende duyduğumdan beri o hikayeyi kullanıyorum..

Pınar G. dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
encansubenim dedi ki...

oha. arkadaşız sanıyordum. çok küçüktüm. yapma bunu.

Pelin Kilic dedi ki...

hemen kendime yedekte tutmalık bir hikaye bulmalıyım.
sessizlik anlarında hep ben gerilen ve geriye çekilen kişi oluyorum.
ben de artık bu rolümden çıkmak, anektod toplayıcı insan rolüne bürünmek istiyorum.

bu eksigimi bana gösterdigin icin tesekkür ederim cansu. keep on..

tabi bir süreligine bu "sinema tadilatta" muhabbetini kullanacagım orası kesin :)

ayse dedi ki...

arkadaşlar bu hikaye benim lisedeki arkadaşlarımın başına gelmişti.. Umarım hasbelkader blogunu okumuyolardır cnsu, yoksa bana çok kızıcaklar. Bir de Naz'ın otobüs şoförüne "abi burdan sağa" dediği anekdot da çok iyi. Hatırlatayım..

encansubenim dedi ki...

aa evet o da iyi.
kim olduklarını gercekten hatırlamıyorum, okuyo olma ihtimalleri mi var? bence kızmazlar, boşver. kızlar nolcak, o zmn da boşver.