5 Mart 2010 Cuma

sevgili teyze.

Sevgili teyze,

Adınızı bilmiyorum, yaşınızı tahmin edebiliyorum. Muhtemelen +70. Bugun Agora sinemalarında çok gözüme takıldınız siz benim.

Popcorn'unuzu aldınız. Yarısını poşete koydurdunuz, yarısını kutuda bıraktırdınız, poşeti çantanıza sakladınız. Sonra etrafta dolaşıp önce bir koltuga oturdunuz, ondan kaltınız bir diğerine oturdunuz. Neyse sonra ben girdim yerime oturdum. Tek başınıza girdiniz salona, ne tesadüf ki yanımdaki koltuk sizinmiş. Geldiniz, yanlışlıkla dirsegimle kolunuza vurdum, özür dilerim dedim, "sorun degil evladım" diye cevapladınız.

Daha film başlamadan kutudaki popcorn'u 5 parmak yiyerek bitirdiniz, bu arada bana bakarak çantanızı kollayıp durdunuz, popcorn kutusundan kurtulunca da bileginize geçirdiniz çantanızı. Biraz bozuldum ne yalan söyleyeyim.

Film başladı, hala etrafınıza bakmaya devam ettiniz, arkanıza dönmeye falan başladınız. Biraz rahatsız oldum ne yalan söyleyeyim.

15-20 dakika sonra duruldunuz. Film komedi filmiydi, hiç tepki vermediniz, gülmediniz, tek bir yerde güldünüz, orda da bir tek siz güldünüz.

Ara oldu, çıkmadınız. Ben çıktım. 2. yarı başladı, çantanızdan popcorn poşetinizi çıkardınız, o da 15dakika da tükendi. Biraz almak ister miyim diye sormadınız bile, halbuki beklemiştim. Biraz hayal kırıklıgına ugradım ne yalan söyleyeyim.

Film bitti, bütün credit'in bitmesini beklediniz. Sonra çıktınız gittiniz.

Ben niye size bu kadar takıldım bilmiyorum ama ilerde sanki ben de sizin gibi olacakmışım gibi geldi. Baya iyidiniz.

*bi de; haklısınız, film hakikaten o kadar da komik degildi.

Hiç yorum yok: