Hep filmlerde görürüz. Annesi kızı kapıda geç kalma pahasına tutar ama kız bu bahaneyle yolda hayatının aşkıyla karşılaşır. Annesine maruz kalmasaydı, asla o cocukla aynı otobuse binemezdi.
Taksi bütün kırmızılarda durmasaydı Natalie o gün 11 Eylül olayında can vericekti. (tabi ki salladım)
Bu tarz olayları her duyduğumda; "Ohooo böyle düşünürsek kafayı yeriz, bunlar sürekli olan şeyler, kaderin falan çok üstünde durulmamalı ya" diye sitem ederdim. Ta ki bugün başıma gelene kadar...
Annemin attığı "Bekle bi yarım saat, geçerken alırım eve beraber çıkarız" mesajını unutmayıp okulda bekleseydim taksideki o tipinden hoşlanmadığım kadınla hiç karşılaşmıycaktım. Hadi mesajı unuttum, bugüne sıkışmış gibi, öğrenci kimlik kartımı yeniletmek için öğrenci işlerine gitmeseydim her türlü o taksiden önce evde olurdum. Hadi kartın son günüymüş, taksi durağındaki o gereksiz karmaşa yaşanmasaydı, ya da o 169 son sürat gelmeseydi, arkasındaki konvoyu araya sokmasaydı, bize yol verseydi ben gene her türlü o içinde garip kadın olan taksiden önce evdeydim. Hiç karşılaşmıycaktık. Zaten yanlış yere çıkmış. C blok bir alt yokuş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder