4 Kasım 2009 Çarşamba

banklar ayrılmasın

Geçenlerde dersten çıkmışız, her zamanki gibi bahçedeyiz dost meclisi ile. Sayımız 5. 4 değil, 6 değil, lanet olsun 5 kişiyiz. Kahvelerimizi almışız, bizim gibi herkes almış, 50cm aralıklarla dizili maksimum 4(dört) kişi alan(ideal) banklara oturucaz. Nasıl olucak şimdi bu? 3-2 dizilsek, yabancılar kaynar. Tek çare; 4 kişi bir bankta, 1 kişi yan bankta. Hepimiz ayakta durmuyoruz çünkü gerek yok, hepimiz bir yere sığışalım da demiyoruz çünkü kahveler var, ha bi de gerek yok. O kadar düşünceli değiliz yani, niye olalım ki zaten, yeni mi tanıştık.

Sohbet anında öne ve ortaya doğru bir eğilim yaşıyor 4lü bank, tabi “yan bank” da, bel fıtığı riskiyle, alabildiğine eğiliyor ama her seferinde “Ne? Ne dedin demin(bence temin)? Kim? Azcık yüksek sesle mi konuşsanız?” sorularını kullanmadan iletişime geçemiyor. Ama nereye kadar? “Yan bank”takilerin hiç şansı olmadığını fark edene kadar… Kaderine razı geliyor, önüne dönüp kahvesini yudumluyor. Zaten soyutlanmıştı sohbetten. Artık ne naralar atsa nafile.

İstiyorum ki; banklar ayrılmasın. Mümkünse uzasın gitsin, hiç bölünmesin, üstünden atlar otururuz. Muhabbetlerden geri kalmaz kimse, sonuçta herkesin söyleyecek bir şeyi vardır, engel olmamak lazım. Ya işte bu da bisiklete binmek gibi bir şey. Hem belki yeni insanlarla tanışırız “çantanızı kaydırabilir misiniz kahvemi koyucam biraz sıcak da, benimde ellerim biraz hassas o yüzden çok uzun süre tutamıyorum bu bardakları. Bi de bunlar kanser riskini arttırıyormuş geçen gün duydum” derken.

2 yorum:

Tarduk dedi ki...

L şeklinde banklar olsa?

encansubenim dedi ki...

kesin o zaman da işte kısa kenara tek kişi düşer, öbürleri uzun kenarda toplaşır eğilir falan.